HUKUK YA DA KANUN DEVLETİ
Devlet; yönetimden bağımsız bir kavramdır. Devlet örgütlenmesinin temeli; sınırları belirli bir coğrafyada, birlik ve dirliğin sağlanması gayretidir.
Yönetim ya da hüküm sürenler,(hükümdar, hükümet vb.) belirli bir zaman diliminde, devletin temelleri gözetilerek, devleti oluşturan vatandaşlara hizmet için o makamlara gelirler.
Hükmedenler her zaman bunun farkında mı? Doğaldır ki, HAYIR. " Ben sizlere hizmet için varım. Hizmetçinizim." Mealindeki sözler söylerken bile; size amirlik yapmaya, geçmişinde ne kadar kin biriktirdiyse üstünüze kusmaya çalışabilir. İşte "Bu ahval ve şeraitte dahi" bu kişi ya da kişileri sevebilmeliyiz "yaradandan ötürü". Sevmemiz; vatanımıza zarar verilmesini ENGELLEMEYECEĞİZ anlamı içermez.
Hukuk ve kanun devletiyle bunların ne alakası var demeyelim. Bire bir alakalıdır. Yönetime herhangi bir şekilde gelenler, yürürlükteki kanunlara göre yönetirler. Ama kanun yapma gücünü sınırsız ele geçirirse; istediği kanunu yapar.
Yargıdaki düzen ve şekillenme hukuk temelli değilde, kanun temelli ise ya da yargı gücünü uygulayacak hakim ve savcılar yönetim tarafından kontrol edilir hale gelirse; birlik ve dirlik için örgütlenmiş devlet artık hükmedenin ayrıcalıklı gördükleri için vardır. Bu; evvelki tanımlamadaki devletin birçok unsurunu dışarı iter. İtelenen unsurlar ya kendini devlet olarak tanımlamaya kalkan bu yöneticeleri eski devlet tanımındaki yere getirecek, ya da yeni devletcikler oluşacaktır. Dirliği bozan, birliği dağıtır ve güçsüz yeni devletcikler oluşmasına zemin hazırlar.( ingiliz ve günümüzde ABD dışpolitikası temeli olarak, kendileri büyük olmak için birleşirken, sizi kuççuk parçalar haline getirmek isterler.)
Yargıdaki şekillenmenin hukuk temelli mi yoksa kanun temelli mi olduğunu nasıl anlarız?
Bir hakim, kanunda yazılı cezayı, örneğin para cezasını uygularken; suçu sabit olan herkese miktar olarak aynı uyguluyor ve "Kanun böyle yazılmış" diye gerekçe belirtiyorsa bu kanun temelli şekillenmiş hakim kafasıdır. Kendisi kesinlikle hukukçu olamaz.
Hukuk temelli şekillenmiş bir hakim kafası bu cezadaki miktarı, cezayı uygulayacağı bireyin geliriyle orantılı vermeyi düşünür ve uygular. Örneğin kanunda bir suçun karşılığında 100 TL. yazıyorsa geliri 1000 tl. olana 100 TL. uygular ama 10.000 TL. geliri olana 1000 TL. uygular. Diğer uygulama ADALETLİ değildir. Geliri çok olan "Suç işlerim. Bedelini öderim." davranışına yönelir. Bu da kamu düzenini bozar.
Kanun yapıcı, kıstas olarak asgari geçim rakamı üzerinden miktar belirler ve oranlıyarak uygulamayı yargıya bırakabilir.
Bu zemin olmasa bile, kanunun gerekçesi; oluşacak suça karşı caydırıcı olmak ise; gerekçe "caydırıcılık" kelimesinde oluşmuştur.
Kanun devletinde yönetimin başındaki, milletvekili seçilmesi için "evimin önündeki ağacın dalını göstersem milletvekili seçtiririm" dese, seçtirir. İnanmayanlar için nasıl olacağını senaryolaştıralım. Hükmeden bir parti başkanı ilk milletvekili seçiminde Ankara'da herhangi bir bölgeden aday olarak "Evimin önündeki ağacın dalını (odunu) aday yaptım." der, listede birinci sırada gösterir. Sonra bakılır milletvekili seçilme şartlarına. Tekbir şarta bağlayarak bu iş çözülür. Yaş şartı koyulur. Başka hiçbir şart istenmez. Örneğin: "Milletvekili seçilme yaşı otuzbeştir(35)." kanundaki şart olsun. Kanuni olarak 35 yaşındaki dalı(odunu) milletvekili olarak gösterebiliriz. Yasama meclisinde kanun çıkarma çoğunluğun varsa milletvekilliği şartını sadece 35 yaşında olmak maddesiyle kanunlaştırırsın olur biter.
Anayasada yer alan bu tür kanun maddeleri daha zor değişim şartları içerdiği için öncelikle başka şekilde kullanılacak maddeleri anayasa dışına çıkarıp, kanunla düzenleneceğini kanun maddesi yaparsın.
"Hayır odunu milletvekili seçtiremezsin" diyenlere bilirkişilerce yaş tespiti yartırır, zaten 35 yaşında olduğunu bildiğin dalın seçilme şartını sağladığını ispat eder, kayıt altına aldırırsın. (Odunun kesitindeki halkaları sayılarak.)
Ve evvelki seçimde 10-15 milletvekili çıkardığın bölgeden 1. sıradan bu dalı (odunu) milletvekili seçtirirsin. Oldu bitti maşallah.
Bu kanuni midir? Evet kanunidir. 35 yaşında olmak şartı sağlanmıştır. HUKUKİ midir? Hukuki olarak böyle bir seçim olamaz.
İşte artık kanun ve hukuk devleti ayrımını anlamaya başlıyoruz. Kanun devletinde istenen her konu kanunlaşabilir, sadece kanuna bakarak uygulama yapılır.
Hukuk devletinde ise bazı konular "Teklif dahi edilemez". Eğer bu konularda farklı kanun yaparsanız devlete (o anki devlete) zarar verir, birlik ve dirliğini bozarsınız. Ha, benim yapmak istediğim zaten birlik ve dirliği bozmak diyorsan doğru yoldasın, devam et... Başka bir devlet hesabın var, gene doğru yoldasın seninle yürüyenlerle devam et....
yazılmaya devam ediliyor......
